Friday, October 23, 2009

No one's Got It All

Evet, 24ü olsun diye bekledim. 12sinden sonra 24ü olsun istedim 23tense. Sıkılmış da değilim aslında, yapabileceğim şeyler var ama üşenme halindeyim. Kitap okuyabilirim, ama telefonum (evet, blackberryde kitap okuma günlerime geri döndüm) bulaşık yıkarken bıraktığım mutfakta kaldı. Televizyonda (yani divxplayerda) dizi izleyebilirim, ama kumanda çok uzakta. Bir de televizyonu hangi akla hizmet öyle yaptım bilmiyorum ama üstündeki kapatma tuşundan kapatmışım, kalkıp açmam lazım... İnternette de dolaşamıyorum, torrent açık, çılgın yavaş. Burayı açana kadar ağladı resmen safari, hissettim. Neyse, en azından evi toparladım babam gelmeden önce. Şaşırdınız, di mi. :P Ananem kalmaya gelcekmiş bize, babam da getirecek anane sultanı, yani o gelince ev ben toplamadan önceki şekliyle olmuş olursa şayet, çantamı toplayıp evden kaçsam daha iyi olur, o derece. Annem ile ananemin ilişkisi benim annemle olan ilişki gibi. Ananem annemi, annemin beni yaptığı gibi eleştirmeye bayılır. O yüzden eline sebep vermemiz gerekiyor, özellikle bu kişi bensem eğer, seyreyleyin gümbürtüyü :P (böyle klişe bayat televizyon deyimlerini bile kullanırım)

Gerçi yarın eğlencelerin en büyüğü var... Gün! Evet, bildiğimiz kadın günü. Yarın bizim evde icra olunacak bu olay, büyük stres sebebi ev çapında. Neyse ki, ofisde durup salonu işletecek birine ihtiyaç var ki o kişinin ben olmama ilk defa bu kadar çılgınca seviniyorum. Evde stresten manyamış bir anneyle temizlik ve yemek maceralarındansa salondaki o çirkef karılara katlanmayı her türlü tercih ederim.

Neyse ya çok gereksiz konular bunlar, yazarken bile sıkıldım...

Başlığım Regina Spektor'dan. Severim kendisini, pek şekerdir.



Bunca zamandır hiçbir yazı yazmayışımın sebebi de şu dizi feverı sayın takipçilerim. Yatağıma yatıp, televizyonda dizilerimi izlemek o kadar rahat, o kadar tembelleştirici bir şeymiş ki bir aydır ne internete giriyorum adamakıllı ne de başka bir şey yapıyorum. Eve geliyorum, açıyorum televizyonu, uykum gelene kadar izliyorum başka bir şey yapmadan :P Ne kadar gerekli, ne kadar verimli, ne kadar sağlıklı bir işlem :P Ama seviyorum valla... Düşünün, 1 ay oldu, Supernatural (5 sezon bu!), Dollhouse, Merlin ve 30 Rock bitirdim. Gerçi daha başka diziler de girerdi araya eğer ödev falan yapmasaydım, okula gitmeseydim, dışarı çıkmasaydım falan. :P

iş konusunda... yok anam yok. Kimse cvmi beğenmiyor malesef. Ama dur bakalım, babamın makina fakültesindeki arkadaşıyla konuştum sonunda, adam bayağı etkin çıktı, bizim hocaları tanıyor, canım cicim şeklinde hitap ediyor, ece kızımız bir şey istiyorsa yapılcak şeklinde konuşuyor hocalarımla, sevdim bayağı bu işi :P de o muhabbetten beri cevzacığımı okulda göremedim, pazartesi ola hayrola diyorum.

Ay demin skype'den yaseminle konuştum da... Allahım çok özledim new york'daki yaşamımızı! Saçma sapan da olsa çok eğlenmiştik lan. Onun yanı sıra New York'un kendisini de özledim. Sokaklarını, insanlarını, saçmalıklarını... Gideyim artık, öldürüyor beni İstanbul. Bu sene daha yavaş geçemez sanırım...

Ayrıca internetten şunu buldum ve çok güldüm. Siz hangi dinsiniz? Ben mormonlukla scientology arasında gidip geliyorum. :P

4 comments:

Phoenix said...

benden daha üşengeçmişsin yuh artık :P bu arada flowchart görünce midem bulanıyor koyma böyle şeyler:P

Persephone said...

Benimle yarışabileceğini mi sandın! :P

ahhaha süper ama bence :P

elfenben said...

scientology ve mormonluk. daha uç iki şey bulamadın mı :D

Persephone said...

ama ikisi de çok eğlenceli dinler, ikisi de çok cazip :P