Thursday, May 20, 2010

Glee!




Bu aralar yeniden sardırdığım dizi şu Glee. Bünyeye anlık bir seratonin etkisi yaratıyor, izliyorsun, mutlu oluyorsun, sonra konuyu hikayeyi unutuyorsun. Ne kafanı binbir teorilerle yoruyorsun, ne de ne olacak diye merak ediyorsun. Sadece şarkılarının tadını çıkarıyorsun. 

Bilmeyenler için kısaca ne olduğundan bahsedeyim; Nip/Tuck'ın yaratıcısından bir lise müzikali Glee. Ama öyle gözünüzün önüne normal müzikallerdeki gibi durup dururken sahnedeki herkesin katılımıyla birlikte spontane bir şekilde şarkılara girişilen normal hatta biraz da lame lise müzikalleri gelmesin. Okullarının Glee kulüplerine katılan öğrencilerin performansları oluşturuyor genelde işin müzikal kısmını. Tabii bu dizinin yüzde ellisi ve en önemli kısmı olmasına engel değil ama zaten biz o şarkıları için seviyoruz bu diziyi. Çünkü şarkılar da popüler şarkıların coverları. Hayatımda Amy Winehouse'un Rehab dinlemeyen ve sevmeyen bir insan olan bana şarkıyı sevdirdi, Beyonce'nin Single Ladies şarkısına hiçbir şekilde ilgi duymamama rağmen günlerce if you like it then you shoulda put a ring on it diye gezdirdi. 

Birden bu yazıyı yazmak için gaza gelmemin sebebi de 19. bölümdü. Müzikal diyince hem dizi dünyasındaki en iyi müzikal bölüm olan Buffy'nin Once More With Feeling bölümünü hem de Dr. Horrible's Sing-Along Blog'unu yaratmış kişi Joss Whedon'ın akıllara gelmesi gerektiğinin bu diziyi yaratanlar da bilincinde olsa gerek, 19. bölümün yönetmenliğini kendisine vermişler. E, Whedon'ın da müzikal diyince son gözdesini oynatmaması gibi bir durum söz konusu olamaz herhalde. Neil Patrick Harris de konuk oyuncu. Pek de güzel olmuş, bölüm çok iyiydi zira. Dizimizin yakışıklı hocası Will Schuester ile birlikte düet Aerosmith'in Dream On'unu buraya koymazsam da olmaz.


Bunun dışında dizinin en büyük silahı ve en bomba karakteri tartışmasız bir şekilde Jane Lynch'in canlandırdığı Cheerleading koçu Sue Sylvestor. Cheerleader'larını çalıştırırken onlara 'You think this is hard? I have hepatitis. That's hard!' diye bağıran bir hatun. Hatta şu video'yu izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız kendisi için. Oyuncunun gerçek hayatta lezbiyen olduğunu da belirtmemde fayda var. 




Son yıllarda gençlik dizileri arasındaki en kaliteli yapımlardan Glee. Azıcık kafa dağıtmak ve eğlenmek isteyen herkese tavsiye ederim. Henüz ilk sezonunda ama 3 tane soundtrack albümü çıkardı bile. Bayılarak dinliyorum ben de. :P

6 comments:

Çavlan said...

ah çok gaza geldim izlesem mi indirsem mi ne yapsam! izlenmeyi bekleyen daha ilk bölümlerine bile bakmadığım 87 dizi varken :(

Persephone said...

Valla henüz 19 bölüm çıktı, hemencecik bitiveriyor, tavsiye ederim. :D Ya da indir, ara ara günlük dozlarda al, nasılsa merak edilcek bir konusu yok. Ben öyle başlamıştım; yemek yerken, oje sürerken, saçımı yaparken, bilgisayarda bişeylerle uğraşırken falan açıyordum. Sonra gerçi baktım takılmışım bayağı diziye. :P Çok eğlenceli ya. :D

Mösyö Yumurta Kafa Poirot said...

Söylenecek hem çok, hem de hiçbir şey yok Glee hakkında aslında :D Lost'tan beri hiç bir diziyi bu kadar hızlı bitirmemiştim şahsen! 13 bölüm iki günde falan bitti, soundtracklar anında indirildi. Sanırım ilk defa bir gençlik dizisi zaman kaybı gelmiyor :P

Persephone said...

di mi :P

elfenben said...

hastasıyız :D şarkılarına bayılmak bir kenara, mohawk kafalı arkadaş bana liseli bir karaktere asıldığım hissiyle suçluluk duyuracak kadar başarılı :P

Persephone said...

82'liymiş arkadaş gerçek hayatta, asılmaya devam edebiliriz. :P